Albaneve Tepeleri
Izdırap Ateşi Garnizonu "Rüzgâr Yönü" Notları
Günlüğün Albaneve Tepeleri sayfalarındaki 2 hikâye kaydı Albaneve Tepeleri bölgesinde 2 yerde okunur.
Babam bir askerdi ama ben bundan çok uzağım. Kimi kandırıyorum ki? Burada bu geniş omuzlu, korkusuz ve vahşi adamların arasında görev alıyorum bir de. Gözlerinden ışıktan eser yok. Simsiyah çukurlar beni büsbütün yutarak zayıflığımı küçümseyici bakışlarla bana geri yansıtıyor. Onlarda merhametten eser yok... Bildikleri tek duygu yayılan öfke, karda buzda durmadan ilerlerken onları yiyip bitiren ve içi boş kabuklarını ısıtan, içeriden gelen bir sıcaklık.
Babam vefat ettiğinde bu karakolun yüreği parçalanmıştı, benim de aynı şekilde. Beni tanıyorlar. Belanın ilk belirtisinde kaçıp saklanacağımı biliyorlar. Beni ciddiye almamalarından, adımı söylerken hırlamalarından belli. Bu yüzden bana gözcülük görevi yaptırıyorlar... Bu bile beni dehşete düşürüyor.
Belki o kadar da kötü değildir. Babam hep "Korkaklar daha uzun yaşar." derdi.
Tepelerde daireler çizerler, çok, çok uzaklarda Belirsiz şekiller ve gölgeler, gündüz manzarada
Yanan kanatlardan tozlu gagalara, kaçın, saklanın Öğlenin hüzmeleri geldiğinde sıcaktan ve ışıktan sakının
Tozu dumana katan kör edici bir rüzgârla, gün batımında yine yükselirler Karanlık bulutlardan yeniden doğar, coşkuyla daha da ateşlenirler
Küçük gümüş toz zerreleri, hemen burnumuzun ucunda Çok yakındalar... ah, Alev, bizi üzerimize çökecek öfkelerinden koru
Hikâye
Kategori
Kayıtlar
Okunduğu yer